9 Eylül 2015 Çarşamba

9 Eylül 1922 İzmir’in kurtuluşu,9 Eylül 2015 Türkiye’nin kahroluşu...

Üç günlük dünya,

1-Kendini ultra şanslı hissettiğin günler. Hani hayal bile edemediğin. Gerçekleştiğine inanamadığın.
Şaşkınlığını gizleyemediğin ve yüzüne net bir şekilde yapışan gülümsemeyi saklamaya ihtiyaç duymadığın günler.
2- Sıradan günler. Her şeyin olması gerektiği gibi olduğu. Gerektiği kadar olduğu. Gerekli gereksiz olduğu günler. Hani hayattan bir gün daha eksildi hissi yaratan, onun dışında bir düşünceye yer vermeyen günler. Sadece kötü bir gün yaşadığında özlediğin, onun dışında hatıra almaya değmeyen günler.
3- Bir an önce bitmesi için ne yapacağını şaşırdığın günler.Yaşanmamış saymak istediğin, ama yaşanmışlığını bir şekilde içine kazıyan, kendini sorguya çektiğin , isyan ettiğin, iman ettiğin,
sıradan günlerini özleten, gözlerinden akan damlaların, damlaya damlaya göl olduğu günler...
Hepimiz 3 günlük dünyanın, 3. Gününü yaşıyoruz bugünlerde. Anavatanın acısına ortak oluyor, çoğumuz daha anne bile olmadan evlat acısı çekiyoruz.Vatanı parçalamaya çalışanlar önce  yüreğimizi parçalıyor, her bir parçamızı farklı yerlere savuruyor. Bu yüzden, bugün kimse olduğu yerde değil. Bugün herkes o yüreklerin ateşe düştüğü yerde.
Yıllar önce bugün, düşman işgalinden kurtuluşunu sevinç naralarıyla kutlayan İzmir’im, bugün bir hiç uğruna kaybettiği, cinayete kurban edilen şehitlerinin çığlık çığlığa yasını tutuyor.
Unutulmaması gereken bir sözü hatırlayalım...
Ne demişti Atatürk;
"Mutlaka şu ve bu sebepler için, milleti savaşa sürüklemek taraftan değilim. Savaş zorunlu ve hayati olmalıdır. Gerçek kanaatim şudur: Milleti savaşa götürünce vicdanımda azap duymamalıyım, öldüreceğiz diyenlere karşı, ölmeyeceğiz diye savaşa girebiliriz. Lakin millet hayatı tehlikeye maruz kalmıyorsa savaş cinayettir".


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder