14 Nisan 2015 Salı

Baba Adam

       Kaç aşkı bitmişti bugüne kadar. Kaç asla unutamam dediği kişiyi unuttuğunda kendisi bile inanamamıştı. Fakat kimse onun gibi olmamıştı. Başka bir şey vardı bu adamda. Gülüşü bir başkaydı,
konuşması bir başka,bir başkaydı kokusu,dokunuşları,öpüşleri bir başka. Ellerinde çiçekler olurdu hep. Özel günlere adanmış güzel çiçekler.Sanki bir üflese yıkılırdı, o kendini yüce zanneden dağlar. Sanki koca bir kayayı,kadının küçükken zar zor yetiştiği serçe parmağıyla kaldırırdı havaya... Yorulmazdı adam. Sanki bütün gün çalışan o değilmiş gibi...


Yıllar sonra, öyle zordu ki her şey. 79 yaşında bir bebeği olmuştu kadının. Amansız hastalık,günden güne eritmekteydi adamı. Yemeğini yiyemez oldu önce. Kadın güzel mamalar yaptı,yedirdi. Tuvalete gidemez oldu. Kadın bezini değiştirdi. Geceleri kabuslarla uyanır oldu. Uyumadı kadın,başında nöbet bekledi. Koca kayaları kaldıran adamı,bir koluyla kaldırır oldu,bu yaşananları kaldıramazken yüreği. Bütün bunlara karşın, yüzünden gülücükleri hiç eksik etmedi. Bebeğinin 80.yaş gününü kutladı. Son yaş günü olduğunu bilmeden,son olabileceğini unutmadan. Bebeğinin ilk doğum gününü kutlayan anne özeniyle, bir araya topladı tüm sevdiklerini.


Şimdi,80 yaşında sonsuzluğa uğurladı bebeğini,hayatının aşkını.Gitmeden son bir kez gülümsedi adam. ''Sen hep gez olur mu?Sana gezmek çok yakışıyor.'' dedi.Şimdi o, çok sevdiği çiçeklerinin altında uyuyor. Kadınsa hayatı boyunca unutamayacağı bu adamı,her gittiği yere kalbinde taşıyor.


















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder